Magnezyum, insan vücudunda 300’den fazla enzimatik reaksiyonda görev alan esansiyel bir mineraldir. Yetişkinlerde olduğu kadar çocuklarda da kemik gelişiminden sinir sistemi fonksiyonlarına, enerji metabolizmasından uyku düzenlemesine kadar pek çok kritik süreci destekler. Ancak günümüzde çocukların önemli bir bölümü, işlenmiş gıdalara ağırlık veren beslenme alışkanlıkları nedeniyle günlük önerilen magnezyum alımının altında kalmaktadır. Bu eksiklik, dikkat dağınıklığından hiperaktiviteye, kas kramplarından uyku bozukluklarına kadar farklı klinik tablolarla kendini gösterebilir.
Bu yazıda magnezyumun vücuttaki görevlerini, çocuklar için neden bu denli önemli olduğunu ve özellikle algı-dikkat üzerine etkilerini bilimsel çalışmalara dayanarak ele alacağız.
Magnezyum, vücuttaki en bol bulunan dördüncü mineraldir ve yaklaşık yüzde 60’ı kemiklerde, geri kalanı ise kaslarda, yumuşak dokularda ve vücut sıvılarında depolanmış haldedir. de Baaij ve arkadaşlarının (2015) Physiological Reviews dergisinde yayımladığı kapsamlı derleme çalışmada, magnezyumun vücutta 300’den fazla enzim sisteminde kofaktör olarak görev aldığı ve protein sentezi, kas-sinir fonksiyonu, kan şekeri regülasyonu, kan basıncı düzenlemesi ve enerji metabolizmasında kritik rol oynadığı detaylı biçimde ortaya konmuştur (1).
Magnezyum, hücresel düzeyde adenozin trifosfat (ATP) üretimi için zorunludur. ATP, vücudun enerji para birimi olarak adlandırılır ve kas hareketi, beyin aktivitesi, bağışıklık sistemi fonksiyonları dahil pek çok hücresel süreci yürütmek için gereklidir. Magnezyum aynı zamanda DNA sentezi, RNA transkripsiyonu ve protein üretiminde de aktif rol üstlenerek hücre bölünmesi ve büyüme süreçlerini doğrudan destekler. Bu nedenle hızlı büyüme dönemindeki çocuklarda magnezyum ihtiyacı özellikle yüksektir.
Kemik sağlığı açısından magnezyum, kalsiyum ve D vitamini ile birlikte çalışarak kemik oluşumunu ve mineralizasyonunu düzenler. Magnezyum, kalsiyumun kemiklere doğru şekilde yerleşmesini sağlayan paratiroid hormon ve aktif D vitamini metabolizmasında da kilit rol oynar. Yeterli magnezyum alımı olmadan kalsiyum takviyesi tek başına kemik sağlığını korumada yetersiz kalabilir.
Çocukluk dönemi, vücudun en hızlı büyüme ve gelişme gösterdiği evredir. Kemik kütlesi birikiminin en yoğun olduğu ergenlik öncesi ve ergenlik döneminde, vücuttaki magnezyum deposunun yaklaşık yüzde 60–6'5ı kemiklerde depolandığı düşünüldüğünde, yeterli magnezyum alımının kemik gelişimi açısından ne denli kritik olduğu anlaşılır. Bu dönemde oluşan kemik kütlesi, bireyin yaşam boyu kemik sağlığını belirleyen temel faktörlerden biridir.
Magnezyum aynı zamanda çocuklarda sinir sistemi gelişimini ve fonksiyonunu doğrudan etkiler. Sinir iletiminin düzenlenmesinde, nörotransmiter aktivitesinde ve sinaptik plastisitede önemli görevler üstlenir. Magnezyum, uyarıcı bir nörotransmiter olan glutamatın reseptörü olan NMDA (N-metil-D-aspartat) reseptörünü düzenleyerek aşırı sinirsel uyarılmayı önler. Bu mekanizma, çocukların sakin, odaklı ve duygusal olarak dengeli olmaları için büyük önem taşır.
Uyku düzenlemesi de magnezyumun çocuklar için kritik önem taşıyan bir diğer fonksiyonudur. Magnezyum, uyku-uyanıklık döngüsünü düzenleyen melatonin hormonunun üretimini destekler ve GABA (gama-aminobütirik asit) reseptörlerini aktive ederek sinir sistemini sakinleştirir. Magnezyum eksikliği olan çocuklarda uykuya dalma güçlüğü, gece uyanmaları ve huzursuz uyku gibi sorunlar sıklıkla görülebilir. Kas fonksiyonu açısından ise magnezyum, kas gevşemesini düzenleyerek çocuklarda sıkça görülen büyüme ağrıları ve kas kramplarının hafifletilmesine katkı sağlayabilir.
Çocuklarda magnezyum eksikliği her zaman belirgin semptomlarla ortaya çıkmayabilir; bu nedenle “sessiz eksiklik” olarak da adlandırılabilir. Ancak eksiklik ilerledikçe kas krampları ve seyirmeler, kronik yorgunluk ve enerji düşüklüğü, uykuya dalma güçlüğü ve huzursuz uyku, irritabilite (sinirlilik) ve duygudurum dalgalanmaları, iştahsızlık, dikkat dağınıklığı ve odaklanma güçlüğü gibi belirtiler görülebilir. Kozielec ve Starobrat-Hermelin’in (1997) Magnesium Research dergisinde yayımladığı çalışmada, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) tanısı almış çocukların yüzde 95’inde magnezyum eksikliği saptanmıştır. Bu oran, magnezyum durumunun çocuklarda nörosal gelişimle ne denli yakından ilişkili olduğunu göstermesi açısından dikkat çekicidir (2).
Magnezyumun çocuklarda bilişsel fonksiyonlar ve dikkat üzerine etkisi, son yıllarda yoğun biçimde araştırılan bir konudur. Effatpanah ve arkadaşlarının (2019) Psychiatry Research dergisinde yayımladığı sistematik derleme ve meta-analiz çalışmasında, DEHB tanılı çocukların sağlıklı kontrol grubuna kıyasla anlamlı düzeyde düşük serum magnezyum düzeyine sahip olduğu gösterilmiştir. Bu meta-analizde yedi farklı çalışmanın verisi birleştirilerek, DEHB ile serum magnezyum eksikliği arasında ters yönlü bir ilişkinin varlığı kanıtlanmıştır (3).
Magnezyumun dikkat ve davranış üzerine doğrudan etkisini inceleyen klinik çalışmalar da umut verici sonuçlar ortaya koymuştur. Starobrat-Hermelin ve Kozielec’in (1997) yaptığı çalışmada, 7–12 yaş arası DEHB tanılı ve magnezyum eksikliği saptanmış 50 çocuğa altı ay boyunca günde 200 mg magnezyum takviyesi verilmiştir. Altı aylık takviye sonrasında, Conners Ebeveyn ve Öğretmen Değerlendirme Ölçeği puanlarında anlamlı düşüş gözlenmiş; hiperaktivite düzeylerinde belirgin azalma, dikkat sürelerinde iyileşme ve agresif davranışlarda azalma raporlanmıştır (4).
Daha güncel bir çalışma olarak Hemamy ve arkadaşlarının (2021) BMC Pediatrics dergisinde yayımladığı randomize, çift kör, plasebo kontrollü klinik çalışmada, DEHB tanılı 66 çocuğa 8 hafta boyunca günde 6 mg/kg dozunda magnezyum ve haftada 50.000 IU D vitamini takviyesi verilmiştir. Çalışma sonunda takviye alan grupta, plasebo grubuna kıyasla davranış sorunları, sosyal problemler ve anksiyete puanlarında istatistiksel olarak anlamlı iyileşme saptanmıştır. Araştırmacılar, magnezyumun NMDA reseptörü üzerindeki düzenleyici etkisi ve nörotransmitter metabolizmasındaki rolü aracılığıyla bu iyileşmelerin gerçekleşmiş olabileceğini belirtmişlerdir (5).
Bu bulgular, magnezyumun çocuklarda yalnızca fiziksel gelişimi değil, aynı zamanda bilişsel fonksiyonları, dikkat kapasitesini, duygusal düzenlemeyi ve davranışsal sağlığı da destekleyen çok yönlü bir mineral olduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle dikkat eksikliği, hiperaktivite, anksiyete veya uyku sorunları yaşayan çocuklarda magnezyum düzeylerinin değerlendirilmesi, tedavi planının önemli bir parçası olabilir.
Amerikan Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH) verilerine göre, çocuklarda günlük önerilen magnezyum alım miktarları yaşa göre değişmektedir: 1–3 yaş için 80 mg, 4–8 yaş için 130 mg ve 9–13 yaş için 240 mg olarak belirlenmiştir. Bu ihtiyaç, öncelikli olarak besinler aracılığıyla karşılanmalıdır. Koyu yeşil yapraklı sebzeler, kabak çekirdekleri, badem, kaju, tam tahıllar, baklagiller, muz ve bitter çikolata magnezyum açısından zengin besin kaynakları arasında yer alır.
Ancak çocukların seçici yeme alışkanlıkları, işlenmiş gıdalara yönelimi ve yetersiz sebze-meyve tüketimi göz önüne alındığında, günlük magnezyum ihtiyacının yalnızca diyetle karşılanması her zaman mümkün olmayabilir. Bu durumlarda pediatrist veya çocuk sağlığı uzmanının önerisiyle magnezyum takviyesi düşünülebilir. Magnezyum glisinat takviyeleri, yüksek emilim oranı ve sindirim sistemi üzerindeki nazik etkisi nedeniyle çocuklar için sıklıkla tercih edilen bir formdur. Sıvı magnezyum takviyesi ise doz ayarlamasının kolay olması ve yutma güçlüğü yaşayan çocuklar için uygunluğu açısından avantajlı bir alternatiftir.
Sonuç olarak magnezyum, çocukluk döneminde kemik gelişiminden beyin fonksiyonlarına, uyku kalitesinden dikkat kapasitesine kadar geniş bir yelpazede kritik önem taşıyan bir mineraldir. Bilimsel çalışmalar, magnezyum eksikliğinin çocuklarda dikkat eksikliği, hiperaktivite ve davranış sorunları ile ilişkili olduğunu ve uygun takviye ile bu semptomların iyileştirilebildiğini göstermektedir. Çocuğunuzun beslenme düzenini gözden geçirmek ve gerektiğinde bir sağlık profesyoneli eşliğinde magnezyum düzeylerini değerlendirmek, onların sağlıklı büyüme ve gelişimleri için atılabilecek önemli bir adımdır.
1. de Baaij, J. H. F., Hoenderop, J. G. J., & Bindels, R. J. M. (2015). Magnesium in man: implications for health and disease. Physiological Reviews, 95(1), 1–46.
2. Kozielec, T., & Starobrat-Hermelin, B. (1997). Assessment of magnesium levels in children with attention deficit hyperactivity disorder (ADHD). Magnesium Research, 10(2), 143–148.
3. Effatpanah, M., Rezaei, M., Effatpanah, H., et al. (2019). Magnesium status and attention deficit hyperactivity disorder (ADHD): A meta-analysis. Psychiatry Research, 274, 228–234.
4. Starobrat-Hermelin, B., & Kozielec, T. (1997). The effects of magnesium physiological supplementation on hyperactivity in children with attention deficit hyperactivity disorder (ADHD). Positive response to magnesium oral loading test. Magnesium Research, 10(2), 149–156.
5. Hemamy, M., Pahlavani, N., Amanollahi, A., et al. (2021). The effect of vitamin D and magnesium supplementation on the mental health status of attention-deficit hyperactive children: a randomized controlled trial. BMC Pediatrics, 21, 178.